Makale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Makale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2013 Perşembe

Türkiye Ekonomisinde genel gidişat

Türkiye ekonomisi son 11 yılda bir istikrar içinde seyrediyor. Belli bir büyüme hızı yakaladı, enflasyon düştü, ulaşım, sağlık, eğitim alanlarında ciddi yatırım ve ilerlemeler gösterdi. Bunlar olumlu gelişmeler. İstikrar yabancı yatırımlar bakımından Türkiyeyi güvenli bir ülke yaptı.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Birleşmiş Milletler Yeniden yapılanmalı.

Birleşmiş milletlerin yapılanmasına karşıyım. Öncelikle 5 ülkenin 200 ülkenin aldığı kararı yok sayan veto hakkını kabullenmek mümkün değil. Bu beş ülke Amerika, Rusya, Çin, Fransa ve İngilteredir. İşin çok garip yanı ise bu 5 ülke aynı zamanda dünyanın en büyük 5 silah satıcısı. Nerede bir savaş varsa bu ülkeler oradalar. Nerede bir işgal varsa bu beş ülkeden biri mutlaka işin içinde. Afganistan 2 kere işgal edildi. İşgal edenler Rusya ve Amerika, Libya'ya saldırılar yapıldı. Yapanlar Amerika ve Fransa, Doğu Türkistan'da zulüm var, zulmü yapan Çin, Vietnam'a saldıran Amerika, Macaristan ve Çekoslovakyayı işgal eden Rusya. Sudan'da Amerika, Arjantin'de İngiltere saldırıları var. Irak Amerika tarafından işgal edildi. Amerika'nın sayısız ülkede askeri üssü ve askeri var. Kısacası Birleşmiş Milletler adil bir kuruluş değil. Yapısı buna izin vermiyor. Bu birleşmiş Milletler yapısı ile dünya terör ve savaştan kurtulamaz. Zulüm, darbe ve işkenceler son bulmaz. Bu 5 ülke dünyayı ve dünyanın tüm kaynakların parsellemiş durumdalar. Diğer ülkeler olarak biz onların kolonileriyiz. Sömürgeleriyiz. Dünya ticareti verileri, gelir dağılımları dahil tüm bilgilerde bunun ispatıdır.

1 Eylül 2013 Pazar

BAFRA 2023 VİZYONU


2023 yılında Cumhuriyetin 100.yılını kutlayacağız. Türkiye 2023 için hazırlanıyor. Türkiye’nin hedefi cumhuriyetimizin 100.yılında dünyanın 10 büyük devletinden biri olmak. Türkiye bu hedefi koyduysa. Şehirlerimizde 2023 için hedeflerini koymalı, plan ve programlarını buna göre yapmalıdır.

hareketsiz Yaşamlar

Masa başındayız, merdivenleri çıkmak yerine asansör kullanıyoruz, yakın uzak her yere arabayla gidiyoruz, bilgisayar başından ayrılmıyoruz, sağlıksız besleniyoruz, iletişimlerimizi telefonla, e mail ve facebook ile sağlıyoruz. Kısacası hareketsiz bir yaşam tarzımız var. Bunun doğal sonucu olarak kalp, damar, tansiyon ve şeker hastalıklarına adayız. kalori harcamadığımızdan dolayıda fazla kilolara sahip oluyoruz. Kısacası sağlığımız tehlikede. Hemen bir doktor kontrolünden geçerek, doktorumuzun önereceği bir şekilde spor yapmalıyız. Bu yürümek, bisiklet sürmek, koşmak, yüzmek, aerobik, egzersiz olabilir. Spor salonlarına gitmek olabilir. Buna yaşımız ve doktor kontrolümüz karar verecektir. Hiç vakit geçirmeden bu hareketsiz yaşama ve onun getireceği tehlikelere son vermeliyiz. Spor yapmanın bize sağlayacağı dinçliği, zindeliğe ve sağlığa kavuşmalı, fazla kilolarımızdan kurtulmalıyız. Başlamak için asla geç değildir.

Betonlaşan Şehirler

Sahillerimiz kirleniyor, kumsallarımız yok oluyor, ormanlarımız azalıyor, çevreye duyarlılık yok oluyor, estetik ve mimari yok, deprem tehlikesi göz ardı ediliyor. Kısacası betonlaşan şehirler ile karşı karşıyayız. Yapılaşma oluyor alt yapı sonra geliyor, oto park alanları yok, yeşil alanlar az, çocuk parkları düşünülmüyor. Koca koca beton binaların arasında dostluk, komşuluk ise hiç hatırlanmıyor. Kaçak yapılaşma aldı başını gidiyor. Şehir şehir gecekondular oluşuyor. Nefes alamıyoruz.

27 Ağustos 2013 Salı

İnsanın Değerini ne belirler?

Değerli arkadaşlar yarım asra yakın bir tecrübemle şunları söylüyorum:

Senin, benim ve hepimizin değerin iyi yada kötü insan olmamızla ilgili değildir. Değerimizi ve itibarmızı karşınızdakinin bizden elde ettiği veya edemediği menfaati belirler. Kısacası İyi ya da kötü olmamızın hiç önemi yoktur.Yani iyinin kötü, kötünün de iyi olması, değerlinin değersiz, değersizin değerli olması, itibarlının itibarsız, itibarsızın itibarlı olması bununla ilgilidir. Bu nedenle kimin hakkınızda ve hakkımızda ne düşündüğünün önemi yoktur. O düşüncelere aldırış etmeyin. Önemli olan sizin kendiniz hakkında ne düşündüğüdür. ( istisnalar var mıdır? Elbet de vardır.)
Selam ve saygılar

Mutluluk ve Menfeat

Şöyle bir söz var;
"Yanındakileri mutlu et, uzaktakiler gelecektir."
Güzel  bir söz.
Ama burada  ifade edilen mutluluğa manevi anlam yüklemek gerekir. Günümüzde ise içi dolu olan mutluluk kelimesinin yerini " Menfaat" kelimesi almıştır. Manevi hazlar yerine maddi hazlar tercih edilmeye başlandı. O zaman yukarıda ki bu sözü değiştirerek şöyle söylememiz sizce de uygun olur mu " İnsanlara menfaat dağıt, herkes yanına gelecektir"
İnanın bırakın yanınıza gelmeyi her daim yanınız da bile olacaklardır.

Güzel Görmek

Unutmayalım;
İnsanda,
Bitkide,
Hayvanda,
Eşyada
velhasıl canlı cansız her şeyde bir güzellik vardır. Her şey bir güzelliğe sahiptir.
Fakat bunu herkes göremez.
Neden göremez?
Bu görmemezliği insan kendinde aramalıdır.
Ya bakış açısında, ya niyetinde ya da ruhunda bir problem vardır. Bu görmezliğin altında bunlardan biri mutlaka vardır.
Unutmayalım;
İnsan değişirse dünyada düzende değişir. İnsan değişmeden sevgi hakim olmaz.

Şehirler Engelliler için uygun olması

Bir insanın, akıl veya herhangi bir azasının eksik olması gerçekten zor bir durumdur. Doğuştan kaynaklanan problemler olduğu gibi, deprem, trafik kazası, çeşitli kazalar ve hastalıklar sonucunda insanda problemler oluşmaktadır.
Yeryüzünde;
Herkes top oynarken onları imrenerek seyreden,
Herkes yürürken yürümenin ne olduğunu bilmeyen
Herkes görürken ev, araba, yol, deniz gece, gündüz güneş, çicek, eşya nedir nasıl şeylerdir bunları göremeyen,sinema, televizyon seyredemeyen,
Duymayan, konuşamayan, bir sıcak eli tutamayan,
Yüz milyonlarca  bay, bayan, çocuk, genç yaşlı insanlar var.
Varlığında kıymetini bilmediğimiz şeylerin sağlık gelmektedir.Belki de bu nedenle, belki de onları hissetmekten mahrum duygularımız nedeniyle engelli insanlarımıza yeterince yoğunlaşamıyor ve problemlerinin çözümünde eksik kalıyoruz.
İstihdam imkanlarında engellilerimiz dışlanıyor pozitif ayırımcılık yapılmıyor,
Engellilere yönelik Parklar yeterli değil,
Kanun ve mevzuatlar eksik,
Rehabilitasyon merkezleri çok az,
Yaya kaldırımlarımızı dahi onlara uygun yapamıyoruz.
Elbetde dünlere göre önemli mesafeler alınmıştır. Ama yeterli değildir.
Örnek şehirler seçilmeli, bu şehirlerimizi derler ya a- z'ye o misal bilimin ve sağlığın yol göstericiliğinde engellilere uygun donatmalıyız. Bir şehir bir proje yapacaksa, bir hizmet ortaya koyacaksa buraları örnek alarak engellilerimize uygun şekilde yapmalıdır.
Tabi bunlar işin fiziksel boyutudur. Bir de sevgi ve kabul boyutu vardır. Orayı da görmeliyiz.
Unutmayalım her birey bir engelli adayıdır.
Selamlar.

KEDİNİN BOYNUNA ÇANI KİM ASACAK


Hayvanlar hikâyelerde çok sevimli hale gelirler. Bir ayıyı, bir aslanı bile sevimli düşünürüz. Ama Hikâyelerde sevimli hale gelen bazı hayvanlarla hayatın içinde karşılaşmak istemeyiz.